Vallahi işte oldu! Uzun süredir beklenen 12. Yargı Paketi nihayet Resmi Gazete’de yayımlandı. Gece 01:14’te yapılan güncellemeyle beraber, icra iflas işlerinden dolandırıcılık davalarına kadar bi sürü düzenleme hayata geçmiş durumda. İstanbul’un sokaklarında, Ankara’nın koridorlarında kimse konuşmuyo ama bu paket çok şey değiştirecek, haberiniz olsun.
Şimdi bakın ne var… En önemli değişikliklerden biri miras yoluyla geçen taşınmazlar için geldi. Yahu diyelim ki dedenizden kalan bir ev var, siz ve amcanız ortak maliksiniz ama sadece siz ikiniz mirasçısınız. Ortada başka üçüncü bi kişi yok. Ordan burdan satış istediginizde normalde herkese açık olan açık artırma, artık ilk turda sadece sizin gibi malik olan mirasçılara yapılacak. Hani “ilk artırma sadece malik mirasçılar arasında” diyor ya kanun, işte o. Ama dikkat edin, bu uygulama bir defaya mahsus, yani her seferinde böyle olmıcak. Yani sadece ilk artırmada mirasçılar kendi arasında teklif verecek. Eğer olmassa ikinci artırmada herkese açılıyor, farklı muhammen kıymet oranları devreye giriyor tabi.
Elektronik satış portalında yapılacak ilanlarda da düzenlemeler var. Bakın şimdi diyelim ki alacaklısınız, satış talep eden sizsiniz. O portalda yayınlanan ilanda, sizin gibi alacaklıların en geç artırma süresi bitmeden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurması gerekiyo. Başvurursanız, alacağınızın teminatı karşıladığı miktar kadar sizden teminat alınmıyacak. Hazine de zaten teminat göstermekten muaf, yani devlet kendi arasında işi hallediyor. Ayrıca ilanda şu da belirtilcek: Elektronik portalda verilecek teklifler, haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50’sini geçmeli. Ama ortaklığın giderilmesinde ilk artırma sadece mirasçılar arasındaysa, bu sefer muhammen kıymetin yüzde 100’ü ne kadar yani tam değeri, ikinci artırmada ise yine yüzde 50’si ile o malı teminat olarak gösteren alacaklıların toplamından hangisi fazlaysa o miktarı ve ayrıca paraya çevirme masraflarını da aşması lazım. Biraz karışık geldi değil mi? İşin aslı şu: İhale bedeli hiç bir zaman şişirme olmıcak, taban değer belli.
Gelelim ihaleye katılıp da bedeli yatırmayanlara… Yalan yok, bu çok can sıkıcı bir durum. Kanun öyle bi düzenlemiş ki, en yüksek teklifi veripte süresinde parayı yatırmazsan, aldığın teminat geri verilmiyor. Önce satış masrafları düşülüyor, kalanı icra dosyalarındaki alacaklılara hak sahiplerine ödeniyor. Hadi bakalım bu da bi ceza gibi. Ya bi de satış isteyen alacaklı olarak sen teklif veripte ödemezsen, muhammen bedelin yüzde 10’u kendi alacağından düşülüyor ve masraf da sana kalıyor, borçluya yüklenmiyor. Yani vatandaş dikkat etsin, boşu boşuna teklif vermesin.
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde durum daha farklı… En yüksek teklifi veripte ödemeyen ihale alıcısının teminatı yine iade edilmiyor. Satış masrafları çıktıktan sonra kalan paydaşlara payları oranında dağıtılıyor. Eğer ihale alıcısı zaten bir paydaşsa, yani o malın ortaklarındansa, teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında ödeniyor. Bu da bir nevi caydırıcılık yani. Ayrıca en yüksek teklifi veripte ödemeyen kişiye, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası kesiliyor. Bunu icra dairesi veya satış memuru uyguluyo. Ve bu ceza, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil dairesine bildirilip tahsil ediliyor. Yani devlet boş durmuyor, peşini bırakmıyor.
Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında da önemli bi indirim var. Bakın şimdi, diyelim ki birisi kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak için, başkasının banka hesabını, kredi kartını, yatırım hesabını veya kripto varlık cüzdanını kullanmasına izin veren bilgileri ya da araçları veriyor. İşte bu fiil, sadece bu bilgileri vermekle sınırlıysa, bir tür iştirak sayılıyo ve ceza yarı oranında indiriliyor. Yani asıl dolandırıcılık fiiline katılmamış, sadece araç sağlamış olana bi nevi hafif indirim. Ama dikkat, bu indirim sadece o spesifik fiil için geçerli, başka türlü iştiraklerde yok.
İdari yargıda da değişiklik var. Bölge idare mahkemelerine daha geniş yetkiler tanınmış. Eskiden istinaf incelemesi sonunda sadece onama ya da bozma yapabiliyorken, şimdi gerektiğinde ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirip veya maddi hataları düzelterek başvuruyu reddedebilecek. Yani mahkeme işi uzatmıcak, elindeki dosyayı kendi tamamlıyacak. Usule ilişkin eksiklikler varsa dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilebilecek. Ama keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma eksikliği gibi hallerde, bölge idare mahkemesi bu eksiklikleri kendisi tamamlayabilecek. Hani bir nevi “hadi sen uğraşma ben bakarım” modu.
Temyiz sisteminde de yeni bi kapı açılmış. Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı kararlar, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a taşınabilecek. Yani hala itiraz hakkı var. Ama bazı durumlarda temyiz yolu kapalı: tek hakimle görülen davalar ve belirli kanunlar kapsamındaki uyuşmazlıklarda temyiz edilemiyor. Yani işin sonu Danıştay değil orda.
İşte böyle arkadaşlar… 12. Yargı Paketi kapsamında neler değişmiş, ne gibi yenilikler var, anlatmaya çalıştım. Bakalım bu düzenlemeler uygulamada nasıl işliyecek? Vatandaş ne diyecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber