Arda Turan’dan Savaş Çığlığı: “Bunu Dünyaya Haykıracağım

29.07.2026 - 23:50
YAYINLANMA
6 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi inanın, bu adamın söyledikleri insanın içine oturuyo… Arda Turan, Shakhtar Donetsk’te geçen sezon Ukrayna Ligi şampiyonluğu yaşadı ya, işte o Arda, yeni sezon öncesi kulüp televizyonuna konuştu. Ama öyle sıradan bir röportaj değil bu. Savaşın ortasında futbol oynamak, çocuklar ölürken şampiyonluk kutlamak, bombaların altında kahve içmek… Yahu bunlar film gibi değilmi? Arda Turan anlatıyor, biz dinliyoruz, ama için için kan ağlıyoruz.

“Bence söylemlerle eylemlerimiz birbirine uydu” dedi Arda. “Biz bir takım, bir aile dedik ve bunun peşinden gittik.” Adam gibi adam işte. Sezon başında çok iyi çalışmışlar, taktik ve sisteme sadakatle bağlı kalmışlar. “Çocuklar her şeyi yaptı” diyor Arda… Oyuncularına teşekkür ediyor, minnet duyuyo. “Geçen sene adına tek söyleyebileceğim şey, bütün oyuncularıma teşekkür etmek. Muhteşem bir sezondu.” dedi. Oyunu güzel oynadıklarını, doğru oynadıklarını ve geliştiklerini söylüyor. Bu da onlara geleceğe umutla bakmayı sağlamış. Ama şimdi önlerinde daha zorlu bir süreç var. Arda’nın dilinden düşmeyen bişey var: “Her zaman oyuncularımla ilgili teşekkür ve minnet duygusudur.”

Sonra Crystal Palace maçına geliyor söz. “Tabii ki büyük başarılar, inanılmaz bir başarıydı ama hala kupayı alabileceğimizi düşünüyorum zaman zaman.” diyor. Oturup düşünüp hayal ettiğinde, Crystal Palace’la ilgili daha fazla inanmalıydık diyor. “Bence kupayı kazanabilirdik. Bugün bence oynasak bu maçları daha farklı oynarız.” İşte hayat tecrübeye tabii, bu tecrübe onlar için çok büyük bir ders olmuş. Arda oyuncularının ne kadar üzüldüğünü biliyor…

Bak şimdi en can alıcı noktaya geliyorum: “Sonuç olarak kendi sahamız yok. Hiçbir zaman 20 bin, 30 bin seyircinin önünde oynamadık.” diyor Arda. 600 pas yaparken, 700 pas yaparken, 40 kere, 50 kere ceza sahasına girerken bunun ne olduğunu hissetmiyorlarmış bile. Seyirciyle oynamak başkaymış. “Hatta bazen gücünüz bittiği anda sizin yüzde 80’iniz, yüzde 90’ınız olur. Hiçbir zaman öyle bir gücümüz olmadı…” diyor. Bir ofisi bile yokmuş! “Çocuklarımın fotoğrafını koyacağım bir masam bile yok.” Valla bu bile oyuncuların bir yere ait olma duygusunu ne kadar etkilediğini gösteriyor. Ama oyuncular buna rağmen Shakhtar ailesine muhteşem bir aidiyet göstermişler. “Kendileri için, takımı için, aileleri için her şeyi verdiler.” diyor Arda. Şampiyonluk muhteşem bir duyguydu, hayatımda hiç unutamayacağım bir şey diye anlatıyor. “Hem bana hem de benim gibi genç teknik direktörlere muhteşem bir öncülük ettiğini düşünüyorum bu yolculuğun.”

Ama asıl vurucu kısım şimdi geliyor… Arda Turan, savaşın ortasında yaşamanın ne demek olduğunu anlatıyor. “Her zaman söylediğim şey var, hiç hayatımda böyle bir şey görmedim.” diyor. Bir bütün gece bombalanıp sabah işe gidebilmek, okula gidebilmek, hayata devam edebilmek, alarm çaldıktan sonra, drone saldırısı bittikten sonra kahve içmeye gidebilmek büyük bir mental kuvvet istermiş. “Bunun pozitif tarafları yanında tabii ki negatif tarafları da var.” diyor. Ve ekliyor: “Dünyanın hiçbir yerinde savaşın olduğunu, savaşın devam ettiğini söylemekten geri durmayacağım.” Neden mi? “Çünkü çocukların, insanların ölmesinden daha önemli hiçbir şey, daha kötü hiçbir şey olamaz.” İşte bu yüzden bunu durdurabilmek için hayatı boyunca elinden geleni yapacağını söylüyor. “Bunu bir nebze de olsa engelleyebilmek için hayatım boyunca her şeyi yapacağım.”

Arda, Ukrayna halkının zihniyetine de hayran. “Muhteşem bir zihniyete sahiptiniz. Ülkenize olan bağlılığınız, bunu kendi ülkemle bağdaştırıyorum, o yüzden, beni çok etkiliyor.” diyor. Bu konu açıldıkça çok duygusallaştığını söylüyor. Çocukları, gülümsemelerini, oynamaya ihtiyaç duyduklarını gördükçe çok etkileniyormuş. “Gücünüzü, yaptıklarınızı, duruşunuzu saygıyla karşılıyorum, anlıyorum.” diyor ama ekliyor: “Ancak normalleşmiş olmayı, kendi ruhumda ve vicdanımda bütün dünya adına kabul etmiyorum ve bunu dünyanın her yerinde haykırmaya devam edeceğim.”

“Ukrayna’da savaş var, Ukrayna’da çocuklar ölüyor, Ukrayna’da bombalanıyoruz.” diye haykırıyor Arda. “Muhteşem bir tecrübeydi. Tarif edilemez bence.” 20’ye yakın Avrupa maçı oynamışlar, birçok önemli an biriktirmişler. Burada rotasyon yapmadıklarını, birbirlerine güvenmeyi öğrendiklerini anlatıyor. “En kritik maçlarda, neredeyse bütün, her maç çıktığımız maçta farklı 11’le sahaya çıktık. Bu rotasyon değil, bu takımın birbirine güvenmesiydi, aile ve aidiyet duygusuydu.” diyor. “Böyle yolculukların, böyle mücadelelerin beraber olmadan, aile olmadan geçilemeyeceğini gördük.”

Son olarak Shakhtar Donetsk’in yapısını anlatıyor: “Kulübün olmazsa olmazlarından. Kulübün bir mihenk taşı. Sadece Ukrayna futboluna değil, bütün dünya futboluna örnek bir, model bir takım şekli Shakhtar’ın organizasyonu.” Brezilyalı futbolcular getirip Ukraynalılarla birleştirmesi, kültürleri harmanlaması… “Doğu Avrupa’nın en iyi oyunu oynamak isteyen takımlarından bir tanesi Shakhtar.” diyor ve ekliyor: “Bu tarafın Barcelona’sı gibi. Oyunu oynamak isteyen, topa sahip olmak isteyen bir kültür. Bir futbol kulübünün kültürünün olmasından daha güzel bir şey olamaz.”

İşte böyle arkadaşlar… Savaşın ortasında futbol oynamak, çocuklar ölürken şampiyonluk kutlamak, ama bunu asla unutmamak ve unutturmamak. Arda Turan’ın bu çıkışı dünyada nasıl yankı bulacak bakalım…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
12

Yorum Yap