Vallahi arkadaşlar, CHP’nin hali içler acısı… İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı sonrası ortalık karışdı, bir dönem resmen sona erdi. Bakın ne oldu, anlatıyorum: Özgür Özel Genel Başkanlık görevinden alındı, sonra milletvekilleri onu Grup Başkanı seçti ama olağanüstü kurultay talepleri karşılanmayınca da dayanamadı, istifa etti. Üstüne üstlük 90 milletvekiliyle birlikte Yeni Parti’yi kurdu. Millet meclisindeki dengeler allak bullak oldu, CHP’li vekillerin sayısı 44’e geriledi, ana muhalefet sıralarını bırakıp MHP ile DEM Parti arasındaki bölüme yerleştirildiler. İşin aslı şu, bu olaylar siyaset kulislerinde bomba gibi patladı.
İki gün önce partide kapalı grup toplantısı yapıldı, yeni yönetim organları belirlendi. Grup Yönetim Kurulu’na Hasan Öztürkmen, Ali Karaoba, Vecdi Gündoğdu, Jale Nur Süllü, Türker Ateş, Enis Berberoğlu, Tahsin Becan, Sururi Çorabatır ve Ali Fazıl Kasap seçildi. Disiplin Kurulu’nda da Ahmet Baran Yazgan, Barış Bektaş, Aysu Bankoğlu, Mehmet Güzelmansur, Selma Aliye Kavaf, Gülizar Biçer Karaca, Cem Avşar, Yüksel Mansur Kılınç ve Ömer Fethi Gürer var. Denetçi üyeliklerine ise Kadim Durmaz ile Cevdet Akay getirildi. Ama asıl dikkat çeken şey ne biliyor musunuz? Toplantıya yalnızca 25 milletvekili katıldı. Yirmi beş kişi yani, 44 vekili olan partide bu sayı az değil mi sizce de? Kulislerde “protesto” dedikoduları fısıldanıyordu, ama Grup Başkanı Faik Öztrak çıktı yalanladı: “Toplantımıza katılım ile ilgili herhangi bir protesto yok. Arkadaşlarımız mazeret bildirdiler. Bir kısmı yakınlarını kaybettiler, bir kısmı Ege bölgesindeki yangınlardan aileleri etkilenmesi nedeniyle bölgeye gittiler.” Dedi ama… inanır mısınız, herkes birbirine bakıyor…
Sırada figüran tartışması var, haberin en çarpıcı kısmı bu. Birkaç gün önce “CHP üye katılım töreni” yapıldı, iddiaya göre bu törene cast ajansları üzerinden ücretli figüran getirilmiş. Yani adam tutup “gelin oy veriyormuş gibi yapın” demişler, öyle mi yani? Merss Production isimli şirketin sahibi Ömer İne çıktı açıklama yaptı, törene destek verdiğini ama para almadığını söyledi. Hadi canım, kimse beleşe iş yapmaz ama… Dedi ki: “Kimse bugün beleşe bir iş yapmaz. Ama onlar benim dostlarım oldukları için yardım ettiler. Paralı insan getirmedim. 950 TL, katılım karşılığında verilen bir figüran ücreti değil, insanların cebine koyduğumuz yemek parası, gönül alma parasıydı.” Yahu 950 lira gönül alma parasıymış, millet ne diyor bilemiyorum ama…
Bu arada Gürsel Tekin olaya el koydu. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce CHP İstanbul İl Yönetimine görevlendirilen Tekin, kendilerine tezgah kurulduğunu iddia ederek ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Bak şimdi işin daha da ilginci, Gazeteciler Ebru Çelik, Berkant Gültekin, Nedim Bayhan, Timur Soykan, Fatih Altaylı ve Uğur Dündar “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılmış. Gazeteciler mi? Ya sen de, bu işler gerçekten karışık…
Gelelim A Takımı’nın gündemine… Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bugüne kadar 55 il başkanını görevden almış, dünkü Merkez Yönetim Kurulu toplantısında da 12 yeni atama yaptı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı açıkladı: “Amasya’ya Emin Kalyoncu, Artvin’e Ahmet Özdemir, Balıkesir’e Fikret Şahin, Burdur’a Recep Mutlucan, Giresun’a Ahmet Nejat Karaibrahim, Çorum’a Tuncay Yılmaz, Kars’a Muhammed Baran Karahan, Kastamonu’ya Uğur Alemdar, Kütahya’ya Nihat Sargın, Rize’ye Muhittin Bayrak, Trabzon’a Mustafa Gültekin, Zonguldak’a Olcay Can atandı.” İsimleri tek tek okudu, millet dinledi, kafalar karışdı… 55 il başkanı gitti, 12 yeni geldi, kim bilir önümüzdeki günlerde daha neler olacak?
Asıl bomba şimdi patlıyor. A takımının gündeminde Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen ama CHP’de bırakılan iki isim var: Selin Sayek Böke ve Gül Çiftci. Neden mi bırakılmışlar? Yargıtay’ın “mutlak butlan” dosyasıyla ilgili kararı netleşmediği için her ihtimale karşı CHP’de tutuluyorlar, öyle konuşuluyor kulislerde. Müslim Sarı’ya bu iki isimle ilgili soru sordular, verdiği cevap ortalığı karıştırdı: “Bir siyasal partinin üyesiyseniz o siyasal partinin üyelik sorumluluğuna uygun hareket etmeniz gerekir. Yani hem bir partinin içinde olup hem de başka partinin lehine propaganda yapamaz, o parti lehine çalışamazsınız. Bu bir ahlaki meseledir ama CHP’nin disiplin kurallarıyla da bu konu kayıt altına alınmıştır. Önümüzdeki günlerde CHP içinde olup ancak başka parti için çalışan arkadaşlarımıza ilişkin olarak bir disiplin süreci işleteceğiz.” İşte bu sözler, “disiplin süreci” ifadesi… İki ismin partiden ihracı mı geliyor ne?
Yargıtay’ın dosyayı eylül ayında ele alması bekleniyor. Usul yönünden incelenecek, istinaf mahkemesinin mutlak butlan ve görevden uzaklaştırma kararı verip veremeyeceğine, kurultayın iptalini gerektirecek ölçüde hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığına bakılacak. Çıkabilecek kararları dört maddede özetlemişler kulislerde: Birincisi, Yargıtay istinafın hükmünü hukuka uygun bulursa onaylayabilir, mutlak butlan kararı ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönmesi hukuken kesinleşir. İkincisi, istinafın hukuki değerlendirmesi hatalı bulunursa karar bozulur, dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilir. Üçüncüsü, görevden uzaklaştırma tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken kurultayın iptali yerinde görülebilir. Dördüncüsü de temyiz yetkisi, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilebilir, dosya esasa girilmeden bozulabilir. Her ihtimal var yani, kapı açık…
Özel ve ekibi, Yargıtay’dan kendileri lehine bir karar çıkması durumunda dahi bir süre daha CHP’ye dönmeyecekmiş. Bakın şimdi bu çok önemli, gazetecilerin Sarı’ya yönelttiği sorunun temelinde de bu iddia yatıyor zaten. İstifa etmeyerek CHP’de kalan vekillerin, parti içinde mücadele etmeye devam etmesine karar verildiği ileri sürülüyor. Yani bu kalan isimler ellerinde bir koz olarak bekletiliyor olabilir mi? Yargıtay’ın “mutlak butlan” kararını iptal etmesi halinde bu isimlerin CHP’yi tekrar kurultaya taşıyacağı iddia ediliyor. Yahu düşünsenize, daha neler yaşanacak…
Olay bitti mi? Bitmedi, daha yeni başlıyor… 44 vekile düşen CHP, hem içeride disiplin tehdidiyle uğraşıyor hem de Yargıtay kararını bekliyor. Ege’deki yangınlar, figüran tartışması, ifadeye çağrılan gazeteciler… Her şey birbirine girmiş durumda. Neyse, devam edeceğiz, ama özellikle Selin Sayek Böke ve Gül Çiftci’nin akıbeti merak konusu. Bakalım eylülde Yargıtay ne karar verecek, o iki isim ne olacak, CHP’de disiplin süreci kime dokunacak? Gelişmeleri tak
ip ediyoruz, bakalım önümüzdeki günlerde CHP kulislerinden daha neler çıkacak… Eylül ayı yaklaşıyor, Yargıtay’ın kararı merakla bekleniyor, o iki ismin adı her an yeniden gündeme gelebilir. İşte böyle arkadaşlar, siyasetin içinde olmak hiç kolay değil, herkes birbirini izliyor, herkes bir hesabın peşinde…
Kaynak: Orijinal Haber