Vallahi inanılır gibi değil ama olan olmuş… Ankara’da iki kız kardeş, kendilerini polis ve savcı diye tanıtan bir çete tarafından tam 40 milyon lira dolandırılmış. Yahu, bu ne iş? Adamlar “FETÖ operasyonu” diyerek, “Hakkınızda tutuklama kararı var” diyerek, iki yaşlı kadının tüm birikimini götürmüş. 64 yaşındaki Afife Y. ile 66 yaşındaki Fatma Y., 26 Mart’ta telefonla aranmış. Karşılarında kendini “Başkomiser C.A.” diye tanıtan biri var. İşin aslı bakın ne?
Arayan şahıs, “FETÖ soruşturması kapsamında yakalanan kişilerde sizin kimlik bilgileriniz ele geçti, tutuklama kararı çıktı” demiş. Tabi iki kardeş panik… Kim panik yapmaz ki? Yaşlı, tecrübesiz, birden bire böyle bir haber… Hemen avukatları aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş. Dilekçede yazılanlar ise gerçekten akıl almaz. Şüpheliler, farklı tarihlerde defalarca aramış. Kimi zaman “emniyet müdürü”, kimi zaman “savcı”, kimi zaman “polis” olmuşlar. Dediki… “Tutuklama kararını kaldıracağız ama operasyona yardım edeceksiniz.”
Neyse, devam… Bu dolandırıcılar o kadar ileri gitmişki, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına sahte evrak düzenlemişler. Hatta, “FETÖ’ye yönelik gizli bir operasyon var, siz de yardım ederseniz tutuklama kararı kalkar” diye ikna etmişler. İnanır mısınız, üç ay boyunca aramışlar bu kadınları. “Sizi dronla izliyoruz” diyerek korkutmuşlar. “Başka kişilere bilgi verirseniz suç işlemiş olursunuz” demişler. Yani psikolojik baskı resmen… Adamlar her şeyi düşünmüş.
Banka şubelerinde örgüt üyeleri varmış gibi, “Altınlarınızı alıp eve getirin” demişler. Afife Y. ve Fatma Y. ne yapsın? Güvenmiş işte. “Mallarınızı devlet güvencesine alalım” diyerek tüm ziynet eşyalarını teslim almışlar. 40 milyon liralık altın, takı, ziynet… Hepsini almışlar. Hatta teslimat için eve polis bile yollamışlar. Nasıl mı? “Ay yıldız” parolası kullanarak. Yani, kapıya gelen kişi “Ay yıldız” diyor, kadınlar da teslim ediyor. Vay be…
Afife Y., dilekçede şunları anlatmış: “İtiraz etmeye çalıştık, tehdit ettiler. Tüm tapu ve banka kayıtlarımızı istediler. Bahçelievler Mahallesi’ndeki dükkanımızı, FETÖ üyelerini yanıltmak için hayali satış yapılacağını söylediler. Bizde kamu görevlisi oldukları için güvendik” diyor. Dükkan satışı yapılmış. Satış bedeli 67 bin avro. O parayıda evlerine gelen ve “ay yıldız” parolasını söyleyen bir kişiye teslim etmişler. Yani resmen tüm birikimlerini kaptırmışlar.
Ta ki diğer gayrimenkullerinin de satışı istenene kadar… O zaman şüphelenmişler. Hemen erkek kardeşlerine durumu anlatmışlar. Ardından emniyete gidip ifade vermişler. Meğer ne kadar büyük bir oyunun içindelermiş. Şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu senedi ve kamera kayıtları dilekçeye eklenmiş. Toplam zararın 40 milyon liraya ulaştığı belirtilmiş.
Avukat Murat Koç, konuyla ilgili açıklama yapmış. Diyorki: “Müvekkillerim, hileli hareketlerle iradeleri yanıltılıp tüm birikimlerini kaybetti. Şahısların tespit edilip ‘kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘korkudan yararlanma’ suçlarından kamu davası açılmasını talep ediyoruz.” Ayrıca vatandaşlara da uyarıda bulunmuş: “Ne bankadan bankacılık faaliyeti, ne emniyetten ne de savcılık makamından telefon ile adli bir süreç yürütülmemektedir. Panik yapmayın, direkt adli makamlarla irtibat kurun.”
Bak şimdi, bu olay bir kez daha gösteriyor ki, dolandırıcılar her geçen gün daha profesyonelleşiyor. Devlet kurumlarının adını kullanarak, insanların korkularından faydalanıyorlar. Hele bir de “FETÖ operasyonu” gibi hassas bir konuyu kullanmak… İşin aslı, bu tür aramalarda mutlaka teyit almak gerekiyor. “Biz sizi aradık, şu kadar para yatırın” gibi bir şey asla olmaz. Olmamalı.
Gelişmeleri takip ediyoruz… Bu dolandırıcılar bir gün yakalanacak mı? İşte böyle arkadaşlar, paranızı, birikiminizi kimseye kolay kolay teslim etmeyin. Ne dersiniz? Bu kadar büyük bir meblağ nasıl gidiyor insanın elinden? Vallahi akıl alır gibi değil…
Kaynak: Orijinal Haber