Vallahi arkadaşlar, dünya futbolu bugün tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumda. FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun Dünya Kupası’nı özel yatırımcılara açma önerisi ortalığı toz duman etti. İşin aslı şu ki, İngiliz The Times gazetesi 28 Temmuz Salı günü Martyn Ziegler imzasıyla bir haber patlattı ve FIFA’nın Dünya Kupası ile diğer organizasyonların ticari haklarını yönetecek yeni bir şirket kurmayı planladığını öne sürdü. Yani adamlar, futbolun en büyük organizasyonunu paraya çevirmenin peşinde. Hadi canım, inanır mısınız?
Haberde kullanılan ifadeler zaten her şeyi özetliyor: “FIFA Başkanı Gianni Infantino, kendisine on milyonlarca sterlin kazandırabilecek gizli bir plan kapsamında Dünya Kupası’nın hisselerini özel yatırımcılara satmayı hedefliyor.” Bakın şimdi, bu ne demek biliyor musunuz? Dünyanın en büyük spor organizasyonu, bir holding gibi hisselere bölünecek. Ziegler’in haberine göre kurulması planlanan şirketin yaklaşık yüzde 20’lik hissesi özel yatırımcılara satılacakmış. Yalan yok, bu haber duyulur duyulmaz UEFA ateş püskürdü.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği yani UEFA, hemen harekete geçti ve çok sert bir açıklama yaparak FIFA yönetimini topa tuttu. Dediler ki “Hiçbirimiz futbolun sahibi değiliz.” Futbolun satılacak bir şey olmadığını haykırdılar. İşin ilginç yanı, FIFA bu tepkilerin ardından projeyi resmi olarak duyurdu. Fast Forward Programme yani kısaca FFE projesi… Kontrolün tamamıyla kendilerinde olacağını söylediler ama kim inanır buna? Projenin maddi boyutunu ön plana çıkaran FIFA, yeni kurulacak yapının 20 milyar dolar değerinde olacağını vurguladı.
Uzun vadede ise dış yatırımcılara azınlık hisselerinin satılarak 4 milyar 200 milyon dolar kaynak toplanması hedefleniyormuş. Bakın şu rakamlara… 20 milyar dolar, 4 milyar 200 milyon dolar… Adamlar kafayı yemiş olmalı. UEFA’nın verdiği sert tepkilerin ardından diğer konfederasyonlar da sessiz kalmadı. Çarşamba günü UEFA eleştirilerinin dozajını iyice artırdı ve açıklamasında “FIFA, futbolu kendisini ve çevresini zenginleştirecek bir araç olarak kullanmayı bırakmalı. Bu oyunu doğru şekilde büyütmek mümkün” ifadelerine yer verdi.
Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu CONCACAF ve Asya Futbol Konfederasyonu AFC’de projeye tepki gösteren açıklamalar yayımladı. Herkes ayaklanmış durumda. Afrika Futbol Konfederasyonu CAF ise doğrudan reddetmek yerine daha temkinli bir yaklaşım sergiledi ve üye federasyonları “istişare sürecine” katılmaya davet etti. Okyanusya Futbol Konfederasyonu OFC ise konunun ağustos ayındaki yönetim kurulu toplantısında ele alınacağını söyleyerek tarafsız kalmayı tercih etti. Güney Amerika Futbol Konfederasyonu CONMEBOL’den ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ama basında çıkan haberlere göre CONMEBOL Başkanı Alejandro Dominguez, Infantino’nun girişimini destekleyen isimler arasında gösteriliyor. Neyse, devam…
Dünya Ligler Birliği WLA’da bu işe ortak tavır aldı. İngiltere Premier Lig, İspanya LaLiga, İtalya Serie A, Almanya Bundesliga, Fransa Ligue 1, Trendyol Süper Lig, Amerikan 1. Futbol Ligi MLS ve Suudi Arabistan Profesyonel Ligi’nin de aralarında bulunduğu yönetim kurullarını bünyesinde barındıran WLA, FIFA’nın planına karşı çıktı. Avrupa’nın 5 büyük liginin üyesi olduğu “Avrupa Ligleri” yayımladığı açıklamada, FIFA’nın planını sert ifadelerle reddederek futbolun geleceğini ilgilendiren böylesine kritik bir kararın yeterli istişare yapılmadan alınamayacağını vurguladı. Yani millet diyorki, bu kararlar tek başına alınamaz.
FIFA bu arada ABD merkezli yatırım bankası JP Morgan’ı referans gösteren bir açıklama yayımladı. Projenin finansal ve ekonomik altyapısına dikkat çeken ve JP Morgan’la işbirliği içinde olduklarını belirten FIFA, bu kuruluş tarafından yapılan standart değerleme analizine göre FFE’nin öz sermaye değerinin 20 milyar dolar olarak belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, “Karar verici konumda olmayan ve kontrol yetkisi sağlamayan azınlık hisselerini” uzun vadeli yatırımcılara satarak 4,2 milyar dolara kadar başlangıç sermayesi toplamayı hedeflediği belirtildi. Yani diyorlar ki biz kontrolü elden bırakmıyoruz ama millet buna inanmıyor.
İşin en çarpıcı tarafı ise Freiburg’un eski teknik direktörü Christian Streich’ten geldi. 2011’den 2024’ün yazına kadar Freiburg’un başında yer alan Streich, Dünya Kupası’nın boykot edilmesi gerektiğini söyledi. Alman çalıştırıcı, “FIFA’da yolsuzluk çok yaygın. Tam anlamıyla mafya benzeri bir yapı! Bunu herkes biliyor ve yüksek sesle dile getirilmesi gerekiyor. Yoksul Afrika ülkeleri için milyonlarca dolar teklif edildiğinde hayır demeleri çok zor. Bu bir şantaj. Tek çözüm: Dünya Kupası’ndan çekilmek, boykot etmek!” ifadelerini kullandı. Bakın burada “mafya” diyor, “şantaj” diyor… Adam yıllarca Almanya’da top koşturmuş, ülkenin en saygın hocalarından biri. Bunlar boş laflar değil.
UEFA ise dün tepkisini daha da artırdı ve bomba gibi bir açıklama yaptı: Plan tamamen iptal edilmediği sürece kendisine bağlı hiçbir milli takım FIFA’nın organizasyonlarına katılmayacak. Kendisine üye 55 federasyonla “tek vücut” olduğunu vurgulayan UEFA, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bazı şeyler satılamayacak kadar önemlidir. FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır ve Avrupa’nın bir sesi olduğu sürece, asla satılık olmayacaktır.” 55 federasyon, tek vücut olmuş durumda. Bu ciddi bir rest çekme arkadaşlar.
Şimdi düşünüyorum da, bu iş nereye varacak? UEFA’nın boykot tehdidiyle FIFA’nın bu inatçı tutumu arasında futbolun geleceği ne olacak? 20 milyar dolarlık bir pasta var ortada ve herkes bu pastadan pay kapmaya çalışıyor. Ama işin ucunda dünya futbolunun en büyük organizasyonu olan Dünya Kupası var. Bu organizasyonun bir holding gibi satılması, futbolun ruhuna aykırı değil mi? Bakalım bundan sonra ne olacak, gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber