Kadın Eliyle Yoğrulan Bin Yıllık Miras: Çömlekçilik Son Nefesini Veriyor

27.07.2026 - 03:30
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Gökeyüp Mahallesi’nde çömlek ocakları bir bir sönüyor. Yıllardır bu topraklarda aynı yöntemle, aynı sabırla üretilen toprak kaplar artık sadece birkaç usta kadının ellerinde hayat buluyor. Anadolu’nun en eski üretim tekniklerinden biri olan elle dövme ve şekillendirme yöntemi, kadın emeğiyle ayakta durmaya çalışıyor ama çırak yetişmiyor. Gençler büyükşehirlere göç edince mahallede yaş ortalaması yükselmiş, avlulardaki ocaklar da yavaş yavaş sönmüş.

Vallahi işin aslı şu: Bu çömlekler öyle sıradan bir iş değil. Mahalleli kadınlar önce bölgeye has toprağı buluyor, onu suyla yoğurup çamur haline getiriyor. Sonra saatlerce, günlerce uğraşıyorlar. İlmek ilmek işliyorlar toprağı, güveç yapıyorlar, çömlek yapıyorlar. Açık alanda çalı çırpı ve odun ateşinde pişiriyorlar. O toprak kapların içinde pişen yemeğin tadına doyum olmazmış, herkes derki “çömlekte pişen yemek başka oluyo” ama arkasında koskoca bir kadın emeği var. Yalan yok, bu işin kolayı yok.

Bakın şimdi Aynur Aydoğan anlattı, 30 seneyi aşkın süredir çömlek üretiyor. Dedi ki: “Keyfim olursa çok fazla üretiyorum. Ama çok fazla emeği var. Önce çamur hamurunu yoğuruyoruz, toprağını kırıyoruz. Sonra çömlekleri hazırlayıp pişiriyoruz. Her işi para bunun. Çömlekleri 120 TL’ye satıyoruz ama kurtarmıyor.” İnanırmısınız, 120 liraya satıyorlar ama 200 liralık emek harcıyorlar. Yani her çömlekte zarar ediyorlar neredeyse. Bu nasıl iş yahu? Emeklerinin karşılığını alamıyorlar, gene de bırakmıyorlar.

Ya sen de, bir düşün. 72 yaşındaki Arife Aydoğan da 18 yaşından beri bu işi yapıyormuş. Ama artık yaşlanmış, eskisi kadar üretemiyormuş. “Gençler de hep şehre göç etti. Biz de bıraktıktan sonra bu işi yapan kalmayacak.” dedi. İşte bu cümle yürekleri dağlıyor. Mahallede eskiden neredeyse her evin bahçesinde çömlek üretilirdi. Şimdi ise mesleğe ömrünü adamış birkaç usta kadın var sadece. Onlar da her geçen gün azalıyor, ocaklar sönüyor.

Gençler niye gidiyor? Tabi ki iş bulma derdi, daha iyi yaşam şartları. Büyükşehrin ışıkları cazip geliyor, kimse bu zor işi öğrenmek istemiyor. Çırak gelmiyor, yetişmiyor, olan bitenle usta sayısı her geçen gün düşüyor. Bu gidişle binlerce yıllık bu miras toprağa gömülecek. Kadınların elleriyle yoğurduğu, şekil verdiği, ateşte pişirdiği bu gelenek yok olacak.

Yetkililerden ve sanatseverlerden bekliyorlar, “Sahip çıkın bu kültüre” diyorlar. Ama ne kadar ses duyuluyor bilinmez. Arife teyze gibi son temsilciler, bu işin bittiğini görüyor. Bir umut belki birileri çıkar da bu kadim sanatı yaşatır diye bekliyorlar. Ama vakit hızla akıyor, ocaklar sönüyor, eller yoruluyor.

Bakalım bundan sonra ne olacak? Bu toprağın, bu emeğin, bu kültürün kıymeti bilinecek mi? Yoksa çömlekçilik de tıpkı diğer unutulmuş zanaatlar gibi tarihin tozlu sayfalarına mı karışacak? İşte böyle arkadaşlar… Gelişmeleri takip ediyoruz.

Kaynak: Orijinal Haber

Spor Merkezi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
10

Yorum Yap