Olay büyüyor arkadaşlar, vallahi büyüyor. Gülistan Doku soruşturmasında yine gece gündüz demediler, 27 Temmuz’da 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. İl Jandarma Komutanlığı’nın yürüttüğü operasyonda gözaltına alınan altı şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilip Erzurum Adliyesi’ne getirildi. Savcılık ifadeleri bitti, hepsi tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sonuç mu? Beş şüpheli tutuklandı, biri adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla salıverildi. Böylelikle bu davada tutuklu sayısı 25’e fırladı. İnanır mısınız, daha da artacak gibi…
Yahu bu Gülistan Doku olayı neydi, hatırlatalım. Tunceli’de okuyan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi genç kızdan 5 Ocak 2020’den beri haber alınamıyor. Ailesi Diyarbakır’dan kalkıp Tunceli’ye gelmiş, 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusu yapmışlar. Arama çalışmaları başlamış ama bir sonuç çıkmamışdı. Yıllarca sessizlik… Ta ki soruşturma yeniden açılana kadar. Bak şimdi işin rengi değişti, Türkiye’nin gündemine oturdu bu dava.
Geçen günkü operasyonda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, 10 polis memuru, bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis memurunun bulunduğu 19 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 18’i gözaltına alınmışdı. Adamlar devletin içinde, üst düzeyde… Vallahi insanın kanı donuyor. Bir öğrenci kız için bunca adam mı uğraşmış? İşin aslı bu soruşturma gittikçe derinleşiyor, her geçen gün yeni isimler çıkıyor ortaya.
Tutuklu eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in dijital materyallerinde de inceleme yapıldı. Ne çıktı dersiniz? Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi. Cumhuriyet savcısındaki ifadelerin ardından Sonel, Eroğlu ve Şükrü Eroğlu, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçlarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliği bu üçünü de tutukladı. Yani zaten içeride olan isimlere bir de yeni suçlamalar eklendi.
Hatırlarsanız daha önce de çok sayıda isim tutuklanmışdı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven… Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu ve güvenlik korucusu Fatih Özmen de tutuklananlar arasında. Yalan yok, listede isimler uzayıp gidiyor, her biri ayrı bir hikaye…
Öte yandan Uğurcan A, Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E. ile iş insanı O.Y. hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmiş, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı. Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD’de gözaltına alındı. Yani millet dünyanın öbür ucuna kaçmış ama kurtulamamış. Hadi canım, daha neler…
Bir de dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen var. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Vali Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde Delen’i tanık olarak ifadeye çağırmışdı. Son olarak geçtiğimiz günlerde eski valinin eşi Handan Sonel ve bir bilişim şirketinin sahibi de tutuklandı. Yani soruşturma aileye, şirketlere, her yere uzanıyor. Bakalım daha kimler gelecek…
Neyse, devam… Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye yardım”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından yürütüyor. Bu kadar ağır suçlamalar var ortada. 21 yaşında bir genç kızın akıbeti hala meçhul, soruşturma derinleştikçe herkes sırayla geliyor adliyeye. Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıkları birlikte yürütüyor bu dosyayı.
Ya sen de düşün şimdi… Bir üniversite öğrencisi kayboldu, yıllarca hiçbir şey olmadı. Sonra soruşturma yeniden açıldı ve bir bir herkes tutuklanmaya başladı. Valisi, emniyet müdürü, polisleri, hastane başhekimi… Kim bilir daha neler ortaya çıkacak? Tutuklu sayısı 25 oldu ama bu rakam daha da artar mı? İşte asıl merak edilen o. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber