Hakan Çalhanoğlu, Inter Milan’da forma giymekte, aynı zamanda A Milli Takım’ın kaptanı olarak da sahaya çıkıyor. transfer dönemi heyecanı içinde 08.08.2026 18:19’da La Gazzetta dello Sport’a verdiği özel röportajla ilgili açıklamalarını yineledi. “Sözleşme yenileme konusunda herhangi bir görüşme olmadı. Ben bir futbolcuyum ve futbol oynamaya odaklanıyorum” dedi. Yani transfer dedikoduları menajerim yürütüyor, ben sadece topu savuruyorum.
İlk bakışta, “Neden her yıl İstanbul’dan bir teknik direktör ya da başkan, Çalhanoğlu’nun Türkiye’de oynamak istediğini söylüyor?” sorusu gündemde dolaşıyor. Çalhanoğlu, “Açıkçası ismimin neden sürekli gündeme getirildiğini anlamıyorum. Kulüp başkanlarıyla konuşup onlardan gelen başka oyuncularla ilgili sorulara veya tavsiyelere cevap vermem normal” diyerek açıklık getirdi. Sözleşme yenileme, transfer dedikoduları ve geleceği konusundaki belirsizliği de net bir şekilde özetledi.
İstanbul’un kalabalık sokaklarından sahaya kadar bir yolculuk bu. Bakalım, İstanbul’da bir başkan, bir teknik direktör ya da bir kulüp yetkilisi, “Hakan Türkiye’de oynamak istiyor” diye konuştuğunda, gerçekte ne oluyor? Hakan, “Ben de onları seviyorum, taraftarlar beni seviyor” diyerek, kulüp- taraftar ilişkisini vurguladı. Ona göre beş yıl içinde 8 kupa kazandıkları, 2 Şampiyonlar Ligi finali oynadıkları başarılar, geleceğe dair bir umut taşıyor.
Daha sonra, Çalhanoğlu’nun geleceği hakkında sorular geldi. “Futbolu bırakınca ne yapacağıma henüz karar vermedim. Kesinlikle teknik direktör olmayacağım” diyerek, menajer veya sportif direktör olabileceğini belirtti. Sonunda ise Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olma hayali de ekledi. Bu açıklama, taraftarlar içinde merak uyandırdı. “Siz de mi düşünüyorsunuz?” diye sordu.
Kolektif bir bakış açısıyla, transfer dönemi tüm hızıyla devam ederken, Çalhanoğlu’nun sözleri, futbolun sadece sahada değil, saha dışında da oynandığını gösteriyor. Yani, her hafta yeni bir dedikodu, yeni bir soru, yeni bir cevap geliyor. Ama vaktimiz kısıtlı, bu yüzden şu anki soruların cevaplarını menajer ya da kulüp yetkililerine bırakmak daha mantıklı. Oysa Hakan, “Ben sadece futbolu oynuyorum” diyerek, bu karışıklığın ortadan kalkmasını beklediğini söyledi.
Kaynak: Orijinal Haber