Sıcak hava İzmir’i kavurmaya devam ediyor, ve beraberinde yangın riskini de getiriyor. İzmir İtfaiyesi’nin son bir haftalık verileri ortaya koydu ki, ekipler tam 810 olaya müdahale etmiş. Bu olayların 566’sı yangın, 244’ü ise kurtarma operasyonu. Yani rakamlar hiç de iç açıcı değil. Düşünsenize, bir haftada bu kadar çok olay…
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nın 25 Temmuz ile 1 Ağustos tarihleri arasındaki çalışmaları, yangın konusunda ne kadar ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Yangınların 193 tanesi ot yangını, yani ilk sırada. Kuru otlar, adeta birer kibrit gibi tutuşuyor.
Kurtarma çalışmalarında ise 119 hayvanın imdadına itfaiye ekipleri yetişmiş. Vallahi bu da güzel bir haber, can dostlarımız yalnız bırakılmamış. Ama asıl mesele şu: Sıcak ve kurak hava şartları, yangın riskini inanılmaz derecede artırıyor. Veriler gösteriyor ki, herkesin çok daha dikkatli olması lazım.
İtfaiye Dairesi Başkanı Ahmet Karaman’ın uyarıları da cabası. Adam diyor ki “Bir izmarit, bir kıvılcım büyük yangına dönüşebilir.” Hakikaten öyle, sıcak havalarda kuru otlar o kadar kolay tutuşuyorki, küçücük bir ihmal kocaman ormanları kül edebilir.
Karaman’ın özellikle üzerinde durduğu konulardan biri sigara izmaritleri. “İzmaritleri yere ya da araç camından dışarı atmayın” diyor. Cam şişe ve kırık camlar da büyük tehlike. Güneş ışınlarının etkisiyle bu atıklar adeta birer büyüteç gibi çalışıp yangına sebep olabiliyor. Havai fişek, meşale gibi ürünlerinde yüksek riskli alanlarda kullanılmaması gerekiyor.
Yahu bir de mangal ve semaver derdi var. Sıcak ve rüzgarlı havalarda mangal, semaver ve kamp ateşi kesinlikle kullanılmamalı. Karaman bu konuda çok net: “Ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde ateş yakılmamalı.” Anız ve bahçe atıklarının yakılması da cabası. Küçücük bir ateş, rüzgarın etkisiyle ne kadar hızlı büyüyebiliyor, bunu hepimiz gördük.
Birde kaynak ve taşlama işleri var. Kıvılcım çıkaran bu tür çalışmalar, ormanlık alanlara ve kuru otların olduğu bölgelere yakın yerlerde yapılmamalı. Zorunlu ise, yanında su tankeri, yangın söndürücü ve bir gözcü bulundurulmalı. Tarım makineleri de dikkatli kullanılmalı. Çünkü motor ve egzoz sıcaklığı kuru otları tutuşturabiliyor. Bak şimdi, bunu pek kimse bilmez ama doğru.
Araçlar da yangın riski oluşturabiliyor, vesselam. Kuru otların üzerine park etmek, sıcak egzozun kuru otları tutuşturması demek. Vallahi trafik polisleri dahil kimsenin aklına gelmez ama egzozdan çıkan kıvılcım dahi tehlike saçıyor. Araçlardan sigara veya yanıcı madde atmamak, mümkünse araçlarda yangın söndürücü bulundurmak şart.
Yangın riski yalnızca ormanlık alanlarla sınırlı değil. Evlerin çevresindeki kuru ot ve çalılar temizlenmeli. Çatı ve oluklarda biriken kuru yapraklar uzaklaştırılmalı. Bahçe hortumu ve su kaynakları hazır tutulmalı. Odun, tüp gibi yanıcı malzemeler bina duvarlarından uzakta muhafaza edilmeli. Elektrik hatlarında bir sarkma ya da kıvılcım görürseniz, vakit kaybetmeden elektrik dağıtım şirketine haber verin. Arızalı ekipmanları kullanmayın. Yüksek sıcaklık ve kuvvetli rüzgar varsa, çok daha dikkatli olun.
İtfaiye yetkilileri ayrıca “Piknik ve kamp planlarını erteleyelim” diyor. Meteoroloji’nin uyarılarını takip etmek ve yüksek riskli günlerde ormanlık alanlara giriş yasaklarına uymak gerekiyor. Hani derler ya, “can boğazdan gelir” diye, piknik yapacağım diye canından olmayasın. Çocukların ateşle oynamaması konusunda ailelerde dikkatli olmalı.
İzmir İtfaiyesi 7 gün 24 saat görevde. Yangın veya duman gören vatandaşlar, güvenli bir noktaya geçip vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalı. Yangına bireysel müdahale asla yapılmamalı. Tahliye uyarıları gecikmeden yerine getirilmeli. Yangınla mücadelede en önemli adım, yangının çıkmasını engellemek. Bir sigara izmariti, bir cam parçası, söndürülmemiş bir köz… Bunların hepsi yıllarca büyüyen ormanlarımızı tehdit ediyor.
İşte böyle arkadaşlar, ormanlarımızı korumak hepimizin sorumluluğu. Yangını söndürmek zorunda kalmadan önce çıkmasını engellemek gerekiyor. Bakalım bu sıcaklar daha ne kadar sürecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber