İstanbul Bağcılar’da 18 Temmuz 2022’de kayıp başvurusu yapılan Pınar Damar’ın feci ölümüyle ilgili dava nihayet sonuçlandı. Bakın ne oldu? Yargıtay 1. Ceza Dairesi, eniştesi Metin Aydın’a verilen cezayı onadı. Katil zanlısı, önce cinsel saldırıda bulunduğu Pınar’ı ardından boğarak öldürmüştü. Vallahi insanın kanı donuyor bu haberi yazarken…
Olay günü bir kadın hayattan koparıldı. 32 yaşındaki Pınar Damar, hakkında kayıp başvurusu yapılmıştı. Ama ne yazık ki acı gerçek çok geçmeden ortaya çıktı. Yapılan çalışmalar sonucu Pınar’ın eniştesi Metin Aydın tarafından önce cinsel saldırıya uğradığı, sonrada boğularak öldürüldüğü belirlendi. İşin aslı şu, bu adam aile içinden bir cani çıktı…
Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 21 Mart 2024 tarihinde karar açıklanmıştı. Mahkeme, sanık Metin Aydın’ı nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, nitelikli cinsel saldırı suçundan da 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Üstelik mahkeme, cezada hiçbir indirim uygulamadı. Ne haksız tahrik ne takdiri indirim… Hiçbiri yok. Adamın yaptığına bakınca zaten indirim falan olmazdı, olmadıda.
Kararın ardından dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı hukuka uygun buldu ve onadı. Yani ilk derece mahkemesinin kararı bozulmadı, aynen kabul edildi. Neyse devam… Sonra dosya, yapılan itiraz üzerine Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, dosyayı baştan sona inceledi. Yüksek Mahkeme, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların toplanan delillerle yeterli olduğunu belirtti. Yani eksik inceleme filan yok, her şey tamam. Mahkeme ayrıca, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gerekçeli kararda açıkça gösterildiğini, vicdani kanaatin dosyadaki belgelerle uyumlu olduğunu ifade etti.
Kararda dikkat çeken detaylar var. Yargıtay, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığını, bu yüzden tasarlama koşullarının bulunmadığını kaydetti. Ama bu demek değilki ceza azaldı. Hayır, ceza aynen duruyor. Sanığın eylemlerine uyan suç vasıflarının doğru belirlendiği, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin de mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde uygulanmadığı vurgulandı.
Yani anlayacağınız, Yargıtay temyiz istemlerini esastan reddetti ve hükümlerin onanmasına karar verdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin kararında hukuka aykırılık görülmedi. Böylelikle Metin Aydın’ın cezası kesinleşmiş oldu. Ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis… Bu adam ömrünün sonuna kadar demir parmaklıklar ardında kalacak.
Pınar Damar’ın ailesinin avukatı da kararın ardından açıklama yaptı. Avukat, bu kararın kadın cinayetleriyle mücadelede adalet duygusunu güçlendirdiğini, kamu vicdanını rahatlattığını söyledi. Avukat açıklamasında iki temel hususa dikkat çekti. Birincisi, mahkemenin sanık hakkında cezayı en ağır şekilde belirlemesi ve hiçbir indirim hükmü uygulamamış olması. İkincisi de kadın cinayetlerinde sıkça karşılaşılan mağduru suçlayıcı savunmalara itibar edilmemiş olması. Vallahi bu çok önemli bir detay, çünkü bu tür davalarda genelde maktulü suçlamaya çalışıyorlar.
Peki bu katil ne anlatmıştı savunmasında? Bak şimdi, Metin Aydın, Pınar’ın kuzeniyle 7 yıldır birlikte yaşıyormuş. Adam savunmasında “Pınar ile yaklaşık 5 yıldır bir birlikteliğimiz var. Eşim Nurgül, Pınar ile ilişkimi bilmiyordu ama iki defa mesajlarımızı yakalamıştı. Bizden şüpheleniyordu.” demişti. Hadi canım, daha neler…
Katil ayrıca Pınar’ın, eşi Nurgül ile birlikte olmasını kıskandığını öne sürmüştü. Olay günü sosyal medya hesabına girdiğini, Pınar’ın “Ahmet” diye birini arkadaş olarak eklediğini fark ettiğini söyledi. “Ahmet denen kişinin hesabına girdim. Pınar ile benim sürekli gittiğim kafeden paylaşım yapmıştı. İçime kuşku düştü. Ben de gidip mekâna baktım. Pınar’ı kıskanıyordum. Seviyordum. Kuşkularımda haklı çıktım samimi bir şekilde Ahmet ile birlikte alkol alıyorlardı.” demişti. Yani adam kıskançlığı bahane etmiş.
Aydın, savunmasının devamında Pınar ile kıskançlık yüzünden kavga ettiklerini ve boğazını sıktığını da itiraf etmişti. İtiraf etti işte… Ama bu itiraf onu kurtarmadı. Mahkemede indirim falan da almadı. Millet diyor ki iyi yaptılar, bu tür canilere göz açtırmamak lazım. Yalan yok, ben de aynı kanaatteyim.
Bu karar, kadın cinayetleriyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Çünkü mahkeme, “cezanın bireyselleştirilmesi” denen şeyin cezasızlığa dönüşmesine izin vermedi. Yani adamın avukatları her ne kadar indirim için uğraştıysa da mahkeme buna yanaşmadı. Sonuç olarak demiyorum ama… Bakalım bu karar emsal teşkil edecek mi? Türkiye’de kadın cinayetlerinde adalet böyle tecelli etmeye devam ederse, umarım bu caniler bir kez daha düşünür. İşte böyle arkadaşlar… Gelişmeleri takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber