Vallahi bugün size anlatacaklarım gerçekten akıl almaz bir başarı hikayesinin ta kendisi. Hatırlarsınız, daha bu yılın Şubat ayında biz size Simile’nin 100 milyon dolarlık yatırım aldığını müjdelemiştik. O zaman tüm teknoloji dünyası “bu girişim nereye gidiyor?” diye konuşuyordu. İşte şimdi o sorunun cevabı geldi, hemde ne cevap… Simile, sadece 5 ay içinde bir kez daha yatırımcıların karşısına çıktı ve tam 200 milyon dolar daha topladı. Yazan oku, bu genç şirketin toplam yatırımı boyutu 300 milyon dolara fırladı, değerlemesi ise gözlerimi ovuşturtan cinsten 2 milyar doları buldu. İnanır mısınız? 2025 yılında kurulmuş bir şirketin bu kadar kısa sürede 2 milyar dolarlık dev bir değerlemeye ulaşması… Geçen sene daha kimse adını bilmiyordu, şimdi tüm Silikon Vadisi bu ismi fısıldıyor.
Şimdi bu işin perde arkasına bakalım, çünkü işin aslı şu ki bu yatırım turu oldukça hareketli geçmiş. B serisi dedikleri bu dev yatırım turuna Greenoaks liderlik etmiş. Yanlarında da kimler yokki, Index Ventures, Hanabi, Bain Capital Ventures, A, Factory, Definition ve hatta CVS Health Ventures. Yahu bu CVS sağlık devi işin içine girince adamlar ne yapmak istiyor daha iyi anlaşılıyor aslında. Toplamda 300 milyon dolar toplayan Simile’nin bu 2 milyar dolarlık değerlemesi, yatırımcıların bu girişime olan güvenini gösteriyor. Kamuoyu için yeni bir isim olabilir ama teknoloji dünyasında adı artık yüksek sesle anılıyor.
Gelelim asıl mevzuya, bu para nere harcanacak? Şirket yetkilileri yaptığı açıklamada, gelen bu taze kanı yapay kullanıcı teknolojisini geliştirmek, platformu büyütmek ve daha fazla şirketin ürün araştırma süreçlerinde bu sistemi kullanmasını sağlamak için harcayacaklarını duyurdular. Bakın şimdi bu kısmı iyi dinleyin, çünkü bu işin asıl heyecanlı tarafı burası. Simile, Stanford çıkışlı bir bilim insanı olan Joon Sung Park tarafından kurulmuş ve bu adamın vizyonu gerçekten farklı. Şirket, markalar için gerçek insanlar yerine yapay kullanıcılar yani synthetic users oluşturan bir yapay zeka girişimi olarak faaliyet gösteriyor. Yani düşünün, bir şirketin yeni ürününü gerçek müşterilere sormadan önce, yapay zeka destekli sanal tüketicilere soruyorsunuz. Millet bu işe önce “hadi canım, olur mu öyle şey” dedi ama işte sonuç ortada, koskoca 2 milyar dolarlık değerleme.
Bu platformun nasıl çalıştığına gelince, işte burası tam bir sihir gibi. Simile’nin geliştirdiği sistem, birbirinden farklı demografik özelliklere, ilgi alanlarına ve davranış biçimlerine sahip sanal kullanıcı profilleri oluşturuyor. Bu yapay kullanıcılar, gerçek insanların verebileceği tepkileri simüle ediyor. Yani bir teknoloji firması yeni bir uygulama özelliğini piyasaya sürmeden önce, farklı kullanıcı profillerine bu özelliği gösterip nasıl tepki alacağını görebiliyor. Geleneksel anketler, odak grupları… O işler artık eski zamanların işi. Şirketler artık Simile’nin yapay zeka destekli kullanıcılarıyla fikirlerini test ediyor ve tüketici davranışlarına dair öngörüler elde ediyor. Pazarlama kararları alınırken artık yapay zekanın öngörüleri devreye giriyor, bu gerçekten tüketici davranışı araştırmalarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
İşin asıl ilginç tarafı şu, bu teknolojinin temelleri aslında bir üniversite projesinden çıkma. Kurucu Joon Sung Park’ın Stanford Üniversitesi’ndeki doktora çalışmaları sırasında geliştirdiği Smallville isimli projede, yapay zeka ajanları adeta sanal bir toplumda yaşıyorlardı. Bu ajanlar birbirleriyle sosyal ilişkiler kuruyor, birlikte günlük aktiviteler gerçekleştiriyordu. Yani sanki küçük bir kasaba inşa edilmişti ve içinde yapay zeka insanlar yaşıyordu. Simile işte bu devrim niteliğindeki yaklaşımı ticari alana taşıyarak şirketlerin tüketici davranışını anlamasına yardımcı olacak yapay kullanıcı simülasyonları geliştiriyor. Hani derler ya “insanı tanımak için robotlarla konuşun” diye, işte tam olarak bu noktadayız. Bu girişim Stanford’daki bir araştırma projesinden çıkıp milyarlarca dolarlık bir şirkete dönüşerek gerçekten teknoloji dünyasında fırtına gibi esiyor.
Neyse, işin özü şu; Simile’nin projeksiyonu gelecekte pazar araştırması ve ürün geliştirme süreçlerini tamamen değiştirebilir. İnsanların gerçek tepkilerini önceden tahmin etmek ve bu tahminler üzerinden milyonlarca dolarlık yatırımlar yapmak… Kim bilir belki de bir gün sizde yeni bir ürün çıkardığınızda kapıyı simüle müşterilere açacaksınız. 2 milyar dolarlık değerleme bu işin daha başlangıcı olabilir. Gelişmeleri takip ediyoruz, bakalım bu yapay kullanıcılar gerçek pazarları ne kadar alt üst edecek?
Kaynak: Orijinal Haber